Kemal Paşa Selanik'li olmasa,
Selanik'li olduğumu gizlemezdim.
Ama;
1-Takrir-i sükun kanunu,
2-İstiklal mahkemeleri,
3-Kıyafet inkılabı, (şapka giyince cehalet kalkıp, hemen medeni oluverdik),
4-Harf inkılabı, dünyada dedesinin mezar taşını okuyamayan bizden başka millet yoktur. (ahmak Japonlar harf inkılabı yapmadılar, geri kaldılar, biz harf inkılabı sayesinde "muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıktık), İlim, teknoloji ve sanayide, Japonlar neymiş dünyayı salladık ve solladık,
5-Ezan-ı Muhammedi'nin yasaklanması ve yerine tangır tungur şarkı okutulması,
6-Ayasofya'nın 481 ibadethane halinin PUTHANEYE çevrilmesi,
7-Dil devrimi; İslami mehfumları silmek gayesi ile nesiller arası irtibat, duygu ve düşünce naklinin kasten önüne geçilmesi,
8-Tarih devrimi ile tarihimizin cumhuriyetle başlatılması, Osmanlı ve İslam tarihi atlanarak, şamanizm özendirilmesi,
9-Tevhidi tedrisat kanunu ile medreselerin kapatılıp, din derslerinin kaldırılması, erkek kız karma eğitim,
10-Türbe, tekke ve zaviyelerin kapatılması, halkın manevi deşarj ve tatmininin önüne set konulması, tasavvuf, mistik edebiyatın öldürülmesi,
11-Katliam kelimesinin hafif kaldığı Dersim fecaati...
Ööff say say bitmiyor.
Boş veeer, en iyisi ben Selanik'i olduğumu saklamaya devam edeyim.
***
Maharetli Muhterislerin Taraftarlarını Tarafgir Yapıp Onların Taassubunu Kullanması...
Merhum Cemil Meriç "Sağcı solcu, ilerici gerici yok. Bu memlekette namuslular ve namussuzlar var" demiş.
Sağ sol kavgalarının iç yüzünü merak edenler Hasan Cemal'in "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" kitabını okuyabilirler.
Tabii ki her, ictimai ve siyasi faaliyet gösteren teşkilatlar içinde büyük bir ekseriyeti, samimi fikir, dava ve gaye sahibi insanlardan müteşekkildir.
Fakat bu samimi dava sahiplerinin alın teriyle, maddi manevi fedakarlıklarıyla hasıl ettikleri neticeyi galiben, muhteris maharetliler tarafından maddi, şahsi veya siyasi menfaat ve makama tahvil edilmektedir.
Veya perde arkasındaki "gizli komiteler" kendi menfur maksadlarına alet ve vasıta etmeye maharetle muvaffak olmaktadırlar.
Din, vatan, millet, birlik, beraberlik gibi ulvi mefhum ve mefkureler, his ve emeller ve gayeler siyaset bezirganlarınca pespaye emellere basamak yapılabilmektedir.
Bu düşünceler ile arzediyorum ki müşahhas (somut) kişi veya zümre kasedetmeden; Bendeniz de; "kimse kızmasın kendi nokta-i nazariyemi arzediyorum"
Tefrika-i millet endişesi hatta,
Kuşeyi kabrimde bikarar eyler beni,
İttihadken millet savlet-i ada'yı def'e çaremiz,
İttihad etmezsse millet dağıdar eyler beni.
Yavuz Sultan Selim Han
Selanik'li olduğumu gizlemezdim.
Ama;
1-Takrir-i sükun kanunu,
2-İstiklal mahkemeleri,
3-Kıyafet inkılabı, (şapka giyince cehalet kalkıp, hemen medeni oluverdik),
4-Harf inkılabı, dünyada dedesinin mezar taşını okuyamayan bizden başka millet yoktur. (ahmak Japonlar harf inkılabı yapmadılar, geri kaldılar, biz harf inkılabı sayesinde "muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıktık), İlim, teknoloji ve sanayide, Japonlar neymiş dünyayı salladık ve solladık,
5-Ezan-ı Muhammedi'nin yasaklanması ve yerine tangır tungur şarkı okutulması,
6-Ayasofya'nın 481 ibadethane halinin PUTHANEYE çevrilmesi,
7-Dil devrimi; İslami mehfumları silmek gayesi ile nesiller arası irtibat, duygu ve düşünce naklinin kasten önüne geçilmesi,
8-Tarih devrimi ile tarihimizin cumhuriyetle başlatılması, Osmanlı ve İslam tarihi atlanarak, şamanizm özendirilmesi,
9-Tevhidi tedrisat kanunu ile medreselerin kapatılıp, din derslerinin kaldırılması, erkek kız karma eğitim,
10-Türbe, tekke ve zaviyelerin kapatılması, halkın manevi deşarj ve tatmininin önüne set konulması, tasavvuf, mistik edebiyatın öldürülmesi,
11-Katliam kelimesinin hafif kaldığı Dersim fecaati...
Ööff say say bitmiyor.
Boş veeer, en iyisi ben Selanik'i olduğumu saklamaya devam edeyim.
***
Maharetli Muhterislerin Taraftarlarını Tarafgir Yapıp Onların Taassubunu Kullanması...
Merhum Cemil Meriç "Sağcı solcu, ilerici gerici yok. Bu memlekette namuslular ve namussuzlar var" demiş.
Sağ sol kavgalarının iç yüzünü merak edenler Hasan Cemal'in "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" kitabını okuyabilirler.
Tabii ki her, ictimai ve siyasi faaliyet gösteren teşkilatlar içinde büyük bir ekseriyeti, samimi fikir, dava ve gaye sahibi insanlardan müteşekkildir.
Fakat bu samimi dava sahiplerinin alın teriyle, maddi manevi fedakarlıklarıyla hasıl ettikleri neticeyi galiben, muhteris maharetliler tarafından maddi, şahsi veya siyasi menfaat ve makama tahvil edilmektedir.
Veya perde arkasındaki "gizli komiteler" kendi menfur maksadlarına alet ve vasıta etmeye maharetle muvaffak olmaktadırlar.
Din, vatan, millet, birlik, beraberlik gibi ulvi mefhum ve mefkureler, his ve emeller ve gayeler siyaset bezirganlarınca pespaye emellere basamak yapılabilmektedir.
Bu düşünceler ile arzediyorum ki müşahhas (somut) kişi veya zümre kasedetmeden; Bendeniz de; "kimse kızmasın kendi nokta-i nazariyemi arzediyorum"
Tefrika-i millet endişesi hatta,
Kuşeyi kabrimde bikarar eyler beni,
İttihadken millet savlet-i ada'yı def'e çaremiz,
İttihad etmezsse millet dağıdar eyler beni.
Yavuz Sultan Selim Han