Türkiye'de işsizliği büyük ölçüde bitirmek için, tek kişinin çalıştığı ve hane geliri 2 Bin TL'nin altında olan ailelere, sadece 750 TL refah payı ödemek yeterli olacaktır.
Zira bu uygulama ile birlikte, zor fabrika ortamlarında çalışan en az 2 miyon kadın (anne) kısa zamanda iş bırakır. Haliyle patronlar ucuz kadın işçi bulamaz ve ücretlerde artış yapmak zorunda kalırlar. Yani 2 milyon adama asgari ücretten daha yüksek fiyata iş kapısı açılmış olur.
Ayrıca iş bırakan 2 milyon kadının yaklaşık 6 milyon çocuğu annelerine kavuşur. Zira herkes bilir ki, fabrika şartlarında çalışan bir kadın, annelik vazifesini hakkıyla yapamaz. Yani anneleri zor fabrika şartlarına mahkum bırakmak, sağlıksız ve başıboş bir neslin yetişmesine neden olmak demektir.
Çünkü o kadın, gün boyu çektiği bedensel yük ve psikolojik yıpranma nedeniyle, yuvasına tahammülü bitmiş bir halde döner. Haliyle ne eşi, ne çocukları, nede evinin düzeni için yeterli tahammülü kendinde bulamaz.
Hatta üzerinde biriken yorgunluk ve stresi eşine ve çocuklarına yansıtarak, kavga ortamının oluşmasına ve nihayet aile huzurunun kaçmasına dahi sebep olabilir.
Bu durumda o kadını suçlamak elbette doğru değildir. Zira onu bu hâle getiren zalim kapitalist sistemdir.
Bir kadının eşi veya babası çalıştığı için, düşük fiyata çalışmaya razı olur. Ancak erkeğin böyle bir lüksü yoktur. İşte kapitalist sistem, kadının bu halinden fazlasıyla faydalanır. Yani kapitalist sistem için kadın, ucuz işçi demektir.
Velhasıl, bir an önce kadınlarımızı, mesaisi uzun ve zor çalışma şartlarından kurtaracak bir projenin hayata geçirilmesi, memeleketimizin selameti açısından hayati bir öneme sahiptir.
***
Sorsanız, elektrik çok pahalandı diyenler mutlaka olur. Bakalım gerçekten elektrik çok pahalanmış mı?
2002 yılında bir memur, maaşının yaklaşık %10'nunu elektrik faturasına veriyordu. Şimdi ise, aynı memur maaşının ancak %3'nü elektrik faturasına veriyor.
2002 yılında bir asgari ücretli maaşının %14'nü elektrik faturasına veriyordu. Şimdi ise ancak %4'nü elektrik faturasına veriyor.
Not: Bu hesaplama, asgari ücretli birinin elektrik tüketimi ile bir memurun tüketimi arasındaki fark dikkate alınarak yapılmıştır.
***
BİZE İKİ YOL GÖRÜNÜYOR...
Bu millete küffar şapkasını kanunla dayatan soysuzlar, aslında sarığı yasaklamak istiyorlardı. Lakin İslam düşmanı oldukları ortaya çıkmasın diye, şapkayı bahane ettiler! Yani gaye medeniyet değil, İslam'ın izlerini tek tek silmekti.
Sanmayın ki, millete bunu reva gören alçak zihniyet öldü. Eğer ölseydi irtica diye bir zulüm aracı olur muydu? Veya başörtüsü zulmü olur muydu? Elbette olmazdı...
İşte bugün siyaset meydanında kopan fırtınanın temelinde yine bu var. Yani bir tarafta esaret altındaki, İslam'ı dert olarak gören Eski Türkiye'nin temsilcileri, diğer tarafta dünyaya meydan okuyan ve İslam'ı dert edinen Yeni Türkiye'nin Reis'leri. Hal böyle iken, önümüzde sadece iki yol olduğunu bilmeli ve ona göre oy kullanmalıyız!