2013 yılından itibaren, İran, Rus ve Türk para birimleri dolar karşısında hızla değer kaybediyor. Esasen gelişmekte olan birçok ülke de bu durum var. Ancak, özellikle bu 3 ülkede ki değer kaybına bakıldığında %350 (İran riyali), %300 (Rus rublesi) ve %200 (Türk lirası) oranında erimeler mevcut.

Evet, doların ABD'ye geri çekilmesinden dolayı bir takım hareketlenmeler normal olsa da, kayıpların bu düzeyde olması arka planda çok ciddi/yönlü ekonomik operasyonların yürütüldüğünü gösteriyor -ki- bunu sadece son 2 ayda gerçekleşen %15'lik erimeden de anlamak mümkün.

***

'Türkiye başta coğrafi konumu, saha da ki varlığı/ağırlığı ve yürütmekte olduğu başarılı diplomasiden dolayı dünyanın kilit ülkesidir. Tüm bu özelliklerinden dolayı da DENGE politikası yürütecektir/yürütmelidir' derken, kendilerine emanet edilen nüfuzlar üzerinden Devlet'i hala Avrasyacılık-Atlantik arasında taraftarlık yapmaya zorlayanlara, şu iki emsal yeterli olacaktır:

- Rus parlamentosu savunma komitesi başkanı General Vladimir Şamanov: 'Duma krizinde Moskova ile Washington arasında arabulucu ülke Türkiye'

- NATO genel sekreteri Stoltenberg 16 Nisan'da Türkiye'ye geliyor.

Demek ki neymiş? Türkiye dünyanın merkeziymiş, Türkiye'siz olmuyormuş.

***

Şunu net olarak belirtmekte fayda var;

Son zamanlarda ayyuka çıkartılan anti-tarikatcılık (esasen hedef alınan Sünni ekoldür) operasyonunun arkasında İngiltere güdümlü Perinçekgiller vardır.

Bu ekip, bir taraftan toplumda belirli bir nüfuz edinmiş din adamlarının -çoğunluğu eski olan- söyleşilerinden cımbızlama yaparak seküler kesim tarafında/algısında bir ayrıştırma-nefret-kışkırtma operasyonu yürütürken, diğer taraftan Aleviliği partlama girişimlerine, mağdur(!) Ergenekoncu askerler ve TSK içerisinde ki Kemalist yapılanmaları üzerinden devam ediyor.