Gönüller Sultanı Birinden Yöntem Tavsiyeleri: Ne yapmalı?
İbrahim tek başına ümmet idi.
İslam toplumsal birlik ile hareket etmeyi emreder. Toplumla, cemaatle beraber olmak "hakla, hakikatle" beraber olmaktır. Tek başına olsa bile, hakikatle beraber olan cemaattir. Hakikatten kopmuş olanlar, milyonlarca da olsa tefrikadadır, gaflettedir ve fitneye yem olmaya mahkumdur.
Bugün maalesef tüm İslâm âlemi, emperyalist güçlerin saldırısı altındadır. Kuş uçurtmuyorlar, görebildikleri ve kontrol edebildikleri her şeyi, her hareketi takip ediyorlar... Bu takip, teknoloji ile olur, para kaydı ile olur... Kontrol yaptırım ile olur, teşvik ile olur, adı Ahmed, Muhammed, Mehmed olan ile olur ama olur. Para ile, makam ile, şöyret ile satın alınan herkes ile olur.
Herkese ajan değildir ama metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist sistem onu kullanır, fark edemez. Müzik, spor, bilimsel faaliyet veya sosyal faaliyet maskeli sahte bir takım organizasyonlarla, insanları etraflarında toplamak ve sonra da toptan sürü gibi kullanmak hiç zor bir olay değildir.
Mü'min feraset gözüyle bunları algılayabilmeli anlayabilmeli.
Topluma seçkin öğrenciler bırakan, fitneye karşı ilim ile mücadele ettiği için şehid edilen Profesör Mahmud Esad Coşan anlatıyor bu durumu ve devamla diyor ki...
"Hizmet ediyorum diyen insanları, organizasyonları irfan terazinde tartmadan yola çıkmayın... Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın. Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın...
Emperyalistlerin türlü oyunları var. İslâm, bir kimsenin hizmetiyle yürüyecek hâle gelirse, o kimseyi yok ederler, öldürürler, satın alırlar, tehdit ederler.
Ne yapmak lâzım? Hizmeti yaygınlaştırmak lâzım, herkesin lider olması lâzım. "Tek lider, vazgeçilmez insan..." diye bir şey olmaz. Bakın, Filistinli çocuklarla niye başa çıkamıyorlar? Hepsi lider.
Emperyalistler, bir lidere, tek hocaya, tek ekibe bağladığı bir yığın insanı, böyle üzüm salkımını sapından tutar gibi, istediği yere götürüyor.
Onun için, teşkilât kurdurtuyorlar; teşkilâtın başına kendi adamlarını koyuyorlar. Öteki insanların hepsini, üzüm salkımı gibi oraya buraya götürüyorlar.
Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neyli hizmet olmaz... Tâbî olmayın kimseye...
Bana da tabi olmayın. Bana tabi olursanız, beni sıkıştırırlar. Ondan sonra, "Sen bu adamlarına şöyle yap" derler.
İslâm'a, Allah'ın emrine tabi olun... Allah'ın dinine hizmet edin.
Tek başınıza olsanız da, hakla beraber olun.O zaman İslâm kalkınır; başka türlü kalkınamaz.
"Aaa, efendim, dirlik, düzenlik, birlik, beraberlik, organizasyon bozulmasın" diyorlar.
Her biriniz İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün. Ama senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa; onlarla da işbirliği yap. Yapmıyorsa, silkele at be...
Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın? Beni sırtında taşımak zorunda mısın?
Kimse kimseye hürriyetini vermesin.
Hürriyet aziz şeydir. İnsan, ancak Allah'a kul olur. Allahım, Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz"
İbrahim tek başına ümmet idi.
İslam toplumsal birlik ile hareket etmeyi emreder. Toplumla, cemaatle beraber olmak "hakla, hakikatle" beraber olmaktır. Tek başına olsa bile, hakikatle beraber olan cemaattir. Hakikatten kopmuş olanlar, milyonlarca da olsa tefrikadadır, gaflettedir ve fitneye yem olmaya mahkumdur.
Bugün maalesef tüm İslâm âlemi, emperyalist güçlerin saldırısı altındadır. Kuş uçurtmuyorlar, görebildikleri ve kontrol edebildikleri her şeyi, her hareketi takip ediyorlar... Bu takip, teknoloji ile olur, para kaydı ile olur... Kontrol yaptırım ile olur, teşvik ile olur, adı Ahmed, Muhammed, Mehmed olan ile olur ama olur. Para ile, makam ile, şöyret ile satın alınan herkes ile olur.
Herkese ajan değildir ama metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist sistem onu kullanır, fark edemez. Müzik, spor, bilimsel faaliyet veya sosyal faaliyet maskeli sahte bir takım organizasyonlarla, insanları etraflarında toplamak ve sonra da toptan sürü gibi kullanmak hiç zor bir olay değildir.
Mü'min feraset gözüyle bunları algılayabilmeli anlayabilmeli.
Topluma seçkin öğrenciler bırakan, fitneye karşı ilim ile mücadele ettiği için şehid edilen Profesör Mahmud Esad Coşan anlatıyor bu durumu ve devamla diyor ki...
"Hizmet ediyorum diyen insanları, organizasyonları irfan terazinde tartmadan yola çıkmayın... Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın. Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın...
Emperyalistlerin türlü oyunları var. İslâm, bir kimsenin hizmetiyle yürüyecek hâle gelirse, o kimseyi yok ederler, öldürürler, satın alırlar, tehdit ederler.
Ne yapmak lâzım? Hizmeti yaygınlaştırmak lâzım, herkesin lider olması lâzım. "Tek lider, vazgeçilmez insan..." diye bir şey olmaz. Bakın, Filistinli çocuklarla niye başa çıkamıyorlar? Hepsi lider.
Emperyalistler, bir lidere, tek hocaya, tek ekibe bağladığı bir yığın insanı, böyle üzüm salkımını sapından tutar gibi, istediği yere götürüyor.
Onun için, teşkilât kurdurtuyorlar; teşkilâtın başına kendi adamlarını koyuyorlar. Öteki insanların hepsini, üzüm salkımı gibi oraya buraya götürüyorlar.
Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neyli hizmet olmaz... Tâbî olmayın kimseye...
Bana da tabi olmayın. Bana tabi olursanız, beni sıkıştırırlar. Ondan sonra, "Sen bu adamlarına şöyle yap" derler.
İslâm'a, Allah'ın emrine tabi olun... Allah'ın dinine hizmet edin.
Tek başınıza olsanız da, hakla beraber olun.O zaman İslâm kalkınır; başka türlü kalkınamaz.
"Aaa, efendim, dirlik, düzenlik, birlik, beraberlik, organizasyon bozulmasın" diyorlar.
Her biriniz İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün. Ama senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa; onlarla da işbirliği yap. Yapmıyorsa, silkele at be...
Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın? Beni sırtında taşımak zorunda mısın?
Kimse kimseye hürriyetini vermesin.
Hürriyet aziz şeydir. İnsan, ancak Allah'a kul olur. Allahım, Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz"
...
Evet... Durum böyle olmalı; ümmet böyle olmalıdır. Selam O'ndan ve dua O'nadır. Selam ve dua ile.
Evet... Durum böyle olmalı; ümmet böyle olmalıdır. Selam O'ndan ve dua O'nadır. Selam ve dua ile.